Yılanların Şahı- Şahmaran

Çocukluğu Akdeniz Bölgesi’nde ve daha doğusunda geçmiş olanların çok fazla duyduğu ve her yerde resimleriyle karşılaştıkları bir mit Şahmeran. Öncelikle her ne kadar telaffuzu dilden dile Şahmeran olarak gitse de aslında Şahmaran şeklinde telaffuz edilmesi gerektiğinin doğru olduğunu belirtmek gerekir. Altı yılan üstü güzel mi güzel olan kadındır. Peki, kimdir nedir bu kadın? Şahmaran hakkında çok fazla efsane vardır, hatta Mardin’de de ayrı bir efsane vardır. Bu yazıda ise Mersin’in Tarsus bölgesindeki Şahmeran efsanesinden bahsedeceğiz. Efsane Şahmeranla tanışan bir gençle ilgilidir. Bu gencin adı da kaynaktan kaynağa farklılık göstermektedir. Bu gencin adı kimi kaynaklarda Lokman, kimi kaynaklarda Cemşab, kimsinde ise Belkıya adıyla geçmektedir.
Şahmaran, Maran soyundan gelen doğaüstü yaratıkların başında bulunan yaratıktır, yani onların şahı Şahmaran’dır. Aslında iyi niyetli bir yaratıktır, insanları yılanlardan korur. Çok yaygın iki tane efsane vardır, bu efsanelerin giriş, gelişme kısmı benzerlik gösterir sadece sonu farklıdır.
İlk efsane şu şekildedir: Cemşab adındaki genç bir gün arkadaşlarıyla dolaşırken bir çukura denk gelirler ve çukurun dibinde bal olduğunu görürler. Bu dönemde ise bal altın kadar değerlidir. Arkadaşları Cemşab’ı aşağı indirirler ve yukarıda beklerler. Cemşab aşağıdan balı toplayıp arkadaşlarına verecek ve daha sonra o çukurdan çıkacaktır. Ancak durum böyle olmaz arkadaşlarının aç gözlülüğü ve Cemşab’ın payını da kendilerine alma fikri Cemşab’ı çukurda bırakmalarına sebep olur. Çukurda Cemşab’ı bırakıp giderler. Cemşab bir süre çukurda kaldıktan sonda bir köşeden hafiften gelen ışığı fark eder ve orayı oymaya başlar. Geçebileceği şekilde bir oyuk açtıktan sonra oyuğun diğer tarafına geçer ve gördüklerine inanamaz. Cennet denilecek kadar güzel bir bahçe ve bir sürü yılan vardır ve biraz baktıktan sonra beyaz tenli, gözleri sürmeli güzel mi güzel bir kadın görür, kadına yaklaşınca gözlerine inanamaz bu güzel mi güzel kadının belden aşağısı yılandır. Korkar Cemşab kaçmak ister ama Şahmeran gitmesini istemez çünkü diğer insanlarında onun burada olduğunu öğrenebileceğini düşündüğü için izin vermez, yanında kalmasını ister. Birkaç sene burada Şahmeran ile birlikte yaşayan Cemşab yavaş yavaş ailesini evini özlemeye başlar ve bunları Şahmeran’a söyler, gitmek için yalvarır. Şahmaran’nın artık güvenini ve sevgisini kazanmıştır bu yüzden Şahmaran Cemşab’a gitmesi için izin verir, ancak tek bir şartı vardır, o da hiçbir şekilde hiç kimseye Şahmaran’dan bahsetmemesidir. Uzun bir süre bu sırrı saklayan Cemşab istemeden de olsa Şahmaran’a ihanet eder. Bu ihanet Padişah’ın kızının hasta olmasıyla başlar. Padişahın veziri ise bu hastalığı ancak Şahmaran’ın başını yiyerek atlatılabileceğini söyler. Zaten dilden dile dedikodular vardır Şahmaran’ı birinin gördüğüne dair, Şahmaran’ı gören kişinin ise vücudunda yılan derisi gibi pul pul deri olduğu bilinmektedir. Padişah haber salar tüm halka ve herkesi hamamda toplar. Burada bulunan Cemşab’ın vücudunu fark eder etmez Cemşab’ı tehdit ederek Şahmeran’ın yerini öğrenirler ve muhafızlar Şahmaran’ı olduğu yerden çıkarıp getirirler. Hayal kırıklığına uğrayan Şahmeran Cemşab’ı görünce isteyerek yapmadığını anlar onu affeder ve ona bir köşede yapması gerekenleri söyler. Sağlık için başını kaynatıp iyileşmesi için padişahın kızına içirmelerini, vezire ise kötülüklerinden dolayı onu zehirlemek için gövdesini kaynatıp içirmelerini, Cemşab’a ise alim olması için kuyruğunu kaynatıp içmesini söyler. Padişahın kızı iyileşir, kötü kalpli vezir ölür ve Cemşab alim olur ve aynı zamanda yeni vezir Cemşab olur. Ancak yinede bunlara rağmen Şahmeran öldürülür.
Bir farklı son ise Cemşab evine döndükten sonra Şahmaranı ona ihtiyacı olduğunu söyleyerek yeryüzüne çağırıp vezir olabilmek için ona ihanet eder. Tuzak kurar ve günümüzde de Tarsus’ta eski hamam olarak geçen yere Şahmaran’ı çağırır ve yeraltından çıkarken Şahmeran, yılanlara önce hamama sonra ise bir düğüne katılacağını söyler. Hamama giden Şahmaran’ı padişahın muhafızları yakalar ve orada öldürürler. Kafası kesilince Şahmeran’ın kanı ise hamamın her yerine yayılır ve ne yaparlarsa yapsınlar hamamdaki taşlardan kanı temizleyemezler. Şahmeran’ın bedeni de o hamamdaki göbek taşının altına gizlenir. O bölgeye yılanların girmemesi sağlanır çünkü Şahmeran’ın kendi soyundan gelen yılanlar yeryüzünden gelen düğün seslerinin kesildiğini duydukları zaman Şahmeran’ın düğünden dönmesini bekleyeceklerdir ve eğer Şahmeran gelmezse yılanlarda öldüğünü anlayıp yeryüzüne çıkarak o bölgedeki herkesi öldüreceklerdir. Bu kıyamet günü olarak düşünülmektedir.
İki efsanenin sonunda da Şahmeran ölüyor. Tarsus’ta birçok evde Şahmeran’ın resmin duvarlarda asılı olduğunu görmeniz mümkün. Çünkü bir başka rivayete göre de o kıyamet günü geldiği zamanda yılanlar bir eve saldıracakları zaman evde Şahmeran’ın resmi görürlerse onları öldürmeyecekleri düşünülmektedir.

Görsel

Top