Yeşil Yurt Oteli

“Düzce yolu düz gider,

Aman edalı bir kız gider.

Düzce’deyim Yeşil Yurt Oteli’nde.

Otelin önü çarşı, salepçiler salep satar otele karşı.

Yine dertli geçirdim geceyi,

Şarkılarla, türkülerle:

Evlerinin yüzü aşı boyası,

İnsaf edilmez yüreğine acı değesi,

Duyduğumdan beterini duyası.”

Orhan Veli KANIK

Türk Edebiyatı’nın usta şairi Orhan Veli’nin “Yol Türküleri” şiirinde de bahsettiği Yeşil Yurt Oteli’nin karşısında salep satan salepçilerden bahsedeceğim sizlere. Halit ve Haşim Şerbetçi kardeşler.

1912 ve 1913 yıllarında  çıkan birinci ve ikinci Balkan savaşları sonrasında bölgedeki karışıklıkların ardı arkası kesilmiyordu. Özellikle İkinci Balkan savaşı sonrasında bölgede yaşayan binlerce Türk göçe zorunlu kılınmış ve evlerini terk etmek zorunda kalmışlardır. Bu göç neticesinde de diğer binlerce aile gibi Halit ve Haşim kardeşler de  doğdukları toprakları terk etmek mecburiyetinde bırakılmıştır. Yugoslavya’da dünyaya gelen kardeşler, savaşlar sonrasında Yugoslavya’nın Novi Pazaar köyünden yola çıakrak İstanbul’un yolunu tutmuşlardır. Daha sonra o günkü yönetimin aldığı kararlar doğrultusunda, ana vatana geri gelen binlerce soydaşımız ülkenin dört bir yerine dağıtılarak yerleştirilmişlerdir. Bu yöntem neticesinde Şerbetçi kardeşlerin de ilk durakları Zonguldak olmuştur. Daha sonra da kendi istekleriyle Düzce’ye gelerek Çay Mahallesindeki General Sami Sokağa yerleşmişlerdir.

Orhan Veli’nin 1945 Sonhabarında çıkmış yoldu seyahet içerisinde almış olduğu notlar ve yazdığı şiirler, yol boyu yaşanan hayatları sade bir dille bizlere özetlemiştir. İstanbul’dan Zonguldak’a uzanan bu yolda konakladığı Yeşil Yurt Oteli’nde, yolu Düzce’de yaşayan Halit ve Haşim Şerbetçi kardeşlerle kesişir. Şiirde de bahsetmiş olduğu üzere, “Otelin önü çarşı, salepçiler salep satar otele karşı.” mısrasında  adı geçen salepçiler Halit ve Haşim kardeşlerdir. Şerbetçi kardeşler darı unundan yaptıkları bozayı, siyah kuru üzümden elde ettikleri şırayı ve hakiki salebi mevsimine göre imal edip satarak Düzce’de ün salmışlardır.

21 Haziran 1934 yılında çıkarılmış olan soyadı kanundan sonra, hali hazırda yaptıkları işle ün salmış kardeşler kendilerine Şerbetçi soyadını alarak, işleri ile isimlerini pekiştirip, yaşadıkları yerde Şerbetçi kardeşler olarak nam salmaya devam etmişlerdir.

Antep caddesi ile Spor sokağının kesiştiği eski Akçakoca caddesi üzerinde faaliyet gösteren Yeşil Yurt Oteli’nin alt katı zamanının en eşhur kıraathanesiydi. Otel dönemin en saygın ve ünlü otellerinden birisiydi. Genel seçim dönemlerinde bütün parti ileri gelenleri burada konaklarlardı. Orhan Veli de Zonguldağa doğru çıkmış olduğu bu yolda Düzce üzerinde konaklamaya karar verdiğinde şüphesiz ki Yeşil Yurt Oteli’ni tercih edecekti. Konumu ve adı bakımından gün içerisinde çevresinde çarşı kalabalığı oluşan otel, yaya trafiğinin yoğun olduğu bir cadde üzerindeydi. Şerbetçi kardeşler için ise bu kalabalık en uygun pazarlardan birisiydi. Mevsimine göre hazırladıkları içeçekleri burada sergiye açar, rızklarını kazanmak için yeri gelir bütün gün caddeyi boydan boya turlarlardı. Gözlem yeteneğini şiirlerine yansıtmayı başarabilen en önemli şairlerimizden biri olan Orhan Veli’nin ise bu durum dikkatinden tabiiki  de kaçmayacaktı. Otelin camından günü seyreden Orhan Veli’nin, bu telaşlı ve hırslı kardeşler hemen dikkatini çekmişti. Karadenize giden yolda bir uğrak yeri olarak durduğu Yeşil Yurt Oteli ise şerbeti Orhan Veli’nin ağzında, şiiri bizim akıllarımızda mayhoş ve güzel bir tat bırakan Yol Türküleri’nin dizelerine Şerbetçi kardeşleri düşürmüş oldu.

Görsel

Top