Türk Çalgıları

Türk kültürünü Türk müziğinden bağımsız düşünmemiz imkansızdır. Türk müziği içerisinde insan sesi ve çalgılar önem taşımaktadır. Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Anadolu Rock gibi türleri vardır. Müzik türlerindeki bu çeşitlilik Türk çalgılarında da tür olarak farklılık göstermektedir. İnsanlık tarihinin gelişimiyle çalgılarda gelişmiştir. İnsanlar toplumsal koşullara göre ürettikleri çalgılara farklı anlamlar yüklemişlerdir ve acılarını, sevinçlerini, kaygılarını yani tüm duygularını çalgı aracılığıyla dışa vurmuşlardır. Günümüzde Eskişehir Sazova Parkı Bilim, Kültür ve Sanat merkezinde yer alan çalgılarımızı görmenizi tavsiye ederim.

Bağlama

            Türk müziği çalgılarının en tipik olan telli çalgılardan birisidir. Yörelere ve boyutlarına göre cura, saz, ikitelli, çöğür… gibi farklı isimler almaktadır. Bağlama mızrap ya da parmaklar ile çalınır. 7 tellidir. Arif Sağ, Erdal Erzincan, Orhan Gencebay en bilindik bağlama üstatlarındandır.

Kabak Kemane

             “Kabak kemane, Türk Halk Müziği’nin telli, yaylı ve deri kapaklı sazlarımızın tek örneğidir. Menşei Orta Asya’ya dayanmaktadır.” Türklerin en eski çalgılarından biri olan Kabak Kemane’nin duygulu bir sesi vardır ve başlangıçta iki telli iken, zaman ilerledikçe son hali 4 telli olmuştur. Kabak Kemane Antalya, Burdur, Muğla illerinde günümüzde de kullanılmaktadır.

Kemençe

            Kemençe yayla çalınan küçük saz anlamına gelmektedir. Günümüzde bu çalgı klasik Türk müziğinin Armudi Kemençesi ve Doğu Karadeniz halk müziğinin Karadeniz Kemençesi olarak ikiye ayrılmaktadır. Karadeniz kemençesi bilinen en eski enstrümanlardan birisidir ve üç tellidir. Kiraz, ardıç veya dut ağaçlarından yapılır. Özellikle yaz mevsimlerinde insanların horan tepmesine eşlik eden Karadeniz Kemençesi ve 19.yy da fasıl topluluğu içindeki Armudi Kemençesi günümüze kadar ulaşmıştır.

Davul ve Zurna

            Davul en basit vurmalı çalgılardan birisidir ve tokmak ile çalınır. Türk kültüründe büyük bir yere sahip olan davul, deri gerilmiş iki kasnaktan oluşmaktadır. Zurna ise nefesli bir çalgıdır. Ceviz, söğüt, erik ağaçlarından yapılmaktadır. Zurna sesli bir alet olduğundan davul ile birlikte çalınabilir. Zurna’nın tarihi çok eskilere dayanmaktadır ve her bölgede çalınmaktadır. Özellikle düğünlerde davul- zurna geleneği sıkça görülmektedir.

Def

            Şekli yuvarlaktır ve kasnağa derinin gerilmesiyle oluşan def’in gövdesi gürgen, kavak, ceviz ağaçlarından yapılmaktadır. Aletten ses çıkabilmesi için kenarındaki zillerin parmak uçları yardımıyla alete vurulması gerekir ve bu sayede ritim oluşur. Def’in tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Belli yörelerde çalınır ve düğünlerin vazgeçilmezidir.

Darbuka

            Milattan önce çeşitli ebatlarda olan darbukayı Anadolu, Mezopotamya, Orta Asya uygarlıkları kullanmışlardır ve daha sonraki süreçlerde zamanla değişip gelişim göstererek dümbelek, deplek, dübek gibi farklı isimler kullanılmıştır. Darbukanın düm ve tek olarak iki sesi bulunmaktadır.  Günümüzde de düğün, nişan ve sünnet düğünlerinde sıkça kullanılmaktır.

Ney

            Farsça bir kelime olan “nây” zamanla “ney” kelimesine dönüşmüştür. Ney, Tasavvuf Musikisinin oluşum sürecinde ortaya çıkmıştır ve Türk musikisinin vazgeçilmezidir. Aletin bir tane arka kısmında, altı tane ön kısmında olmak üzere toplamda 7 deliği bulunmaktadır. “ Eski Türkler tarafından da, askeri ve dinsel etkinliklerde ney’e benzeyen enstrümanların kullanıldığı, Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugatü’t-Türk adlı eserinde yer almaktır. Buna göre ney’in Sagu denilen, erler için düzenlenen, ölüm, erdem ve acılarını anlatan törenlerde kullanıldığını aktarmıştır.”

Ud

            Türkiye’de ve Arap ülkelerinde kullanılan telli bir çalgıdır. 19.yy İstanbul ve çevresinde ud’a karşı büyük bir ilgi gösterilmiştir. “Fârabî ve İbn‐i Sînâ’nın ifadelerine göre ud sazı, insan gırtlağından sonra en mükemmel ve meşhur müzik aletidir. İnsanı o kadar derinden etkiler ki, Fârâbî’nin ud’unun sesiyle halkın ağ‐ layıp, güldüğü ve uykuya daldığı rivayet edilir.”

Kanun

            24 veya 27 perdeden oluşan Kanun, telli bir çalgıdır. Türk musikisinin temel sazlarındandır. Eskiden mandalsız olarak kullanılan bu alete Türkler mandal sistemini getirmişlerdir. Kanun’un icadı konusunda çeşitli rivayetler vardır. Kimi rivayetlere göre kanunun Farabi tarafından icat edildiği ve kanun üzerinde değişikler yaptığı söylenir, bazı tarihi belgelerde ise İbn-i Hallegan’ın icat ettiği görülmektedir.

Rebap

            “ Orta Asya Türklerinin çalgısı olan Iklığ’dan form değiştirerek geliştirilmiş bir çalgı türüdür. Gövdesi hindistan cevizinden, ön kısmı deriden ve sapı da çeşitli ağaçlardan yapılmaktadır.” Rebap 3 telli eski bir Türk çalgısıdır.

Kaynakça

<web< https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/elazig/kulturatlasi/kabak-kemane <web<

<web< https://www.erdincbal.com/neyin-tarihcesi.html <web<

<web< https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/188819 <web<

<web< https://www.ilimvemedeniyet.com/dogunun-sazlari-7-rebap-rabab.html <web<

Görsel

Top