Oz Büyücüsü’ndeki İmgeler

Oz Büyücüsü; hepimizin çocukluğumuzda severek okuduğumuz, filmi de olan, L. Frank Baum tarafından yazılan çok özel bir eserdir. Eser çocuklar için yazılmış görünse de, içinde birçok özel detaylar barındırmakta. Ben açıkcası; bu eseri çok seven birisi olarak, bu detayları çok düşük bir zihinle algılayıp yazılan birçok yazı ile karşılaştım.

Oz Büyücüsü, L. Frank Baum tarafından çocuklara anlatılan bir hikaye olarak başlamış. Bu şekilde hikaye anlatıcılığı çok özeldir. Örnek olarak Peter Pan de bu şekilde yazılmıştır. Yine “Düşler Ülkesi” filminde Peter Pan’in yazılma hikayesi de çok güzel anlatılır. L.Frank Baum, anlattığı hikayeyi yazıp, 1900 yılında büyük bir edebi metne dönüştürmüştür. Baum’un bu eserinde özellikle 1892 yılında katıldığı Chicago Teozofi Cemiyeti’nin izleri görülür. Eser hakkında siyasal, dini ve feminist açıdan çok fazla yorum ve eleştiri yapılmıştır. (En acımasız eleştiriler en çok feminist gruplardan gelmiştir ve bu grupları özellikle kayınvalidesi yönlendiriyordu) Tüm bunların sonrasında F.Baum Bir röportaj yapmıştır. Bu röportajda kitapta kullanılan bazı sembollere açıklık getirmiştir.

Oz Büyücüsü, Amerika’nın Kansas kentinde yaşayan Dorothy adındaki kız çocuğu ile sevimli köpeği Toto’nun, bir kasırga sırasında hortuma kapılarak kendilerini büyülü Oz Ülkesi’nde bulmalarının ve dönüş yolculuklarının tuhaf, heyecanlı öyküsüdür. Dorothy, Oz Ülkesi’nden Kansas’taki evine dönmeye çalışırken kendine sıra dışı yol arkadaşları bulur. Onların da gerçekleştirmek istedikleri önemli birer dileği vardır: Beyni olmayan Korkuluk bir beyin, kalbi olmayan Teneke adam bir kalp edinmek; cesareti olmayan Korkak Aslan ise cesur olmak istemektedir. Hepsi de dileklerini gerçekleştireceğine inandıkları ulu ve esrarlı Oz Büyücüsü’nü aramaktadırlar.

Eserde; isim olarak Oz Büyücüsü kullanılması altın kavramına göndermedir. “Simya” özellikle insanın kendini aşması, kamil insan, üst insan kavramına işaret eder. Oz ise ons olarak ölçülen altının daha saf hali olarak, eser yazıldığı dönem ekonomik bir haber olmuştu. F. Baum, Mısır ve Doğu bilgeliği üzerine bilgi sahibi olduğu gerek film ve gerekse kitaptan anlaşılıyor. Eserde kahramanların üzerinde yürüdüğü “sarı tuğlalı yol” Budha’nın aydınlanmaya giden ruhsal yoldur.Kasırga, ruhsal yolculuklarımızı anlatmakta.

Kahramanlarımız “zümrüt şehri” ararlar. Zümrüt kelime olarak, hermetik felsefe üzerine çağrışım yapar. Baum, Dorothy ismini çok küçük vefat eden yeğeninin anısına kullanmıştır. Dorothy bir çok açıdan “kahramanın yolculuğunu” gözler önüne serer. Kitapta özellikle gümüş renkli ayakkabılar giymektedir, ancak filmde ayakkabıları kırmızıdır. Gümüş, kahramanın bulunduğu “gümüş ip” için göndermedir. Kahraman alt dörtlüyü (fizik, enerjetik, astral, kamamanas bedeni) üst üçlüye bağlayan yerdedir. Üst üçlü ise; gereksiz şekilde kendilerini aramaktadırlar. Üst üçlüyü yol arkadaşları temsil ediyor. Aslında üçleme olayını tüm inanç ve kültürlerde aynı şekilde (Manas, Budhi ve Atma) göksel mükemmeliyetin karşılığı olarak (İrade, Aşk ve Zeka) görebiliriz. Korkak Aslan, Kalpsiz Teneke Adam ve Beyinsiz Korkuluk hikayede gölge yanlarını, kendi kendilerine mücadele ederek yenmişlerdir. Zaten bunun dışında arayışların tamamen ilüzyon olduğunu gördüler. Hikayede Batının Kötü Cadısı ve Kuzeyin İyi Cadısı Glinda hayatımızda bulunan iyi ve kötü karakterlere örnektir. Kötüler bizi biz olmaktan alıkoyandır. İyilik ise yolumuzda yürümemiz için yardım eder ama yol bizim yolumuzdur ve yürümesi gereken ise yine biziz…

Bu yazının üstüne; tıpkı benim gibi 12.ev ikizler güneşine sahip Dorothy oynayan Judy Garland’dan “Somewhere Over the Rainbow” şarkısını dilerim dinlersinizi. Sevgiyle kalın…

Top