Orada, bir köy var uzakta…


Bugün Bursa merkezine çok yakın, gezilmesi gereken doğayla iç içe olabileceğiniz piknik alanı mevcut şirin mi şirin bir köyden bahsedeceğim. İşte bu şirin köyün ismi Tarihi Misi Köyü. Tarihi diyorum çünkü yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişe sahip. Misi köyünün geçmişteki ismi Mysia olduğu biliniyor. Bu köye M.S 183 yıllarında Alex adlı bir keşiş seksen beş kişilik bir grupla Hıristiyanlığın öncüleri olarak yerleşiyorlar. Sadece bu köy değil İnkaya’ya da yerleşiyorlar. Burada toplanarak İncil tartışmaları yaptıkları tarihi kayıtlarda mevcut. Çevrede kalıntılarına rastlanan manastır etrafında bu incilin bir nüshasının gömülü olduğu düşünülüyor. Bu yüzden burası Hıristiyanlar için büyük önem arz ediyor.

Hıristiyanlık için önemli olduğu kadar Müslümanlar içinde büyük önemi var buranın. Kavacık Sultan burada yaşamış ve burada ölmüş. Kabrinin dağda bir kayanın içinde olduğu rivayet ediliyor. Köydeki çeşmeden akan suyun da Kavacık Sultan’ın gözyaşları olduğuna inanılıyor.

Buranın neyi meşhur sen onu söyle bize derseniz de buranın misket üzümü, misket üzümünden yapılan şarabı, yine bu üzümden yapılan pekmezi, asma yaprağıyla meşhur. Burada şarapçılığın eski bir geçmişi var. Buradakiler uzun zaman şarap yapımıyla uğraşmış. Pekmezinin de fazlasıyla sağlıklı olduğu söylendi bize haberiniz olsun J

Misi Köyü’nün evlerinden bahsetmezsem olmaz. Osmanlı mimarisini koruyor birçok ev ve evler rengârenk. İnsanın baktıkça içi açılıyor vallahi. Evlerin kapılarında tokmak detayları da muhteşem.

Gel gelelim en güzel ve en gurur duyulacak şeye. Köyde Çocuk Kütüphanesi var! Evet, yanlış duymadınız, Çocuk Kütüphanesi! 2014 yılının Mart ayında hizmete açılmış olan kütüphane çocukların merak vitaminiyle büyümesini, okumasını, güzel vakit geçirmesini amaçlıyor. İçeriye girdiğimde büyülü bir yere girdiğimizi hissettik. Her şey çocuklara göre rengârenk, cıvıl cıvıldı. Her şey onların zevkine göre dekore edilmişti. Sadece bu da değil, çocuğunu kütüphaneye getirmiş veliler de düşünülmüş. Yetişkinler için dergiler, gazeteler de mevcut. Hatta oraya gittiğimde biriyle tanıştım. Oturmuş kendi hikayesini yazıyordu. Kütüphanede ayrıca gözüme çarpan Orhan Kemal’in sözleri çerçevelenmiş ve duvara asılmıştı. Bu beni çok mutlu etti. Çocuklarımız kitap okumalı ki ufukları genişlesin ve düşünen sorgulayan bireyler haline gelsinler. Unutmayalım ki Çocuk okursa, dünya değişir. Neden olmasın?

Top