KOZADAKİ KADININ ADA’SI”NA DAİR

AzeM C.. adında gizemli bir yazar tarafından yazılmış olan Kozadaki Kadının Ada’sı adlı romanı tam olarak polisiye, biraz aksiyon ve heyecan, olmazsa olmazımız dram ve entrika sevenlere duyurulur. Kitap boyunca okuyucu olarak ‘Nerede bu kız, Hayal nerede’ diye düşünür ve merak ederken, bir annenin telaşına, kuşkularına, hayatında en önemli varlığı olan kızına karşı duyduğu sonsuz sevgi bağına Esra Ada Ertürk ile eşlik ediyoruz. Üzerinden ne kadar geçmiş olursa olsun sorulması gereken soruları, verilmesi gereken hesapları Ada, Can, Alican ile görüyoruz.

 Bir film havasında sayfalar birbirini takip ederken İrfan Dayı, Mobese Seher gibi karakterleri ailemizden, komşularımızdan biliyoruz. Her ne kadar imkansız olursa olsun hem de çevresinin tüm baskılarına rağmen, insanın sevdiğine ulaşma isteği karşısında, sevdiği için fedakarlıkta bulunanlarla karşılaşıyoruz bu romanda. Anlatılan olayların herkesten bir parça barındırması, alttan alta gelişen dramı hissetmek, şahit olmak belli bir tahribata yol açıyor.

 Kitap boyunca ‘acaba, neden olmasın?’ dediğimiz Avcı karakteri, daha sonrasında ağabeyi olduğunu öğrendiğimiz Bela Vedat’ın ortaya çıkışı, bizi hep aynı soru üzerinde bıraktı ‘Hayal’i kim kaçırdı?’. Diğer bir can alıcı nokta ise, Hayal’ in babası olduğunu, kaçırıldığı gün öğrenen Can’ın durumu; Evli olduğu Ayla, oğlu Caner karşısında hep sevmeye devam ettiği Ada’ya ne diyecek bu durum karşısında ne yapacaktı.

 Ben

güvenirsem,

kaybederim…

AzeM C..

Kozadaki Kadının Ada’sı

 Kızından dolayı neredeyse perişan olan, ne yapacağını bilemeyen Ada “Sol yanım” dediği arkadaşı Nargisten şüphelendiği zaman, tüm ahlaki ikilemlere rağmen (istemek bile) ona bu konuda hak veriyoruz . Okuyan her insanın kendi hayatlarından bir şeyler bulabileceği Kozadaki Kadının Ada’sı yeri geldiğinde güldüren, merak ettiren, bol bol ‘acaba’ diye düşündüren bir Sosyal (Dram) Roman.

Top