11. Uluslararası Eskişehir Karikatür Festivali

Farklılıklarımız ve Aynılıklarımız’ konulu 11. Uluslararası Eskişehir Karikatür Festivali’ni bu sene pandemi dolayısı ile online olarak gerçekleştireceğiz. Festivale bu sene 61 farklı ülkeden 324 karikatürist 1152 karikatür ile katıldı. Online sergi, sunumlar, birbirinden değerli panelistlerin katılacağı panel ve daha fazlası için festivalimize davetlisiniz.

ACIYI SEVMEK OLUR MU? OİKTOS/ PİTY/ ZAVALLI(2018)

Yunan Tuhaf Dalgası’nın sevilen senaristi Efthymis Filippou’nun kaleminden çıkan bir diğer “tuhaflık”, Babis Makridis’in yönetmenliğini yaptığı Oiktos. Film, acıya ve acınmaya bağımlı, sadece acı çekiyor(muş gibi) olduğunda mutlu olabilen, öyle ki insanların kendisine acımayı bırakmalarındaki suçu kendinde arayan bir avukatın, bağımlı olduğu bu mutluluğunu bulmak adına yapamayacağı şeyin olmadığının hikayesini anlatıyor.

Amerikan Karikatür Sanatının Babası: Thomas Nast

Thomas Nast (1840-1902) “Amerikan Karikatürünün Babası” olarak kabul edilen politik bir karikatürcüydü. Almanya Landau’da doğan Nast’ın ailesi, altı yaşında New York’a göç etmiştir. Nast erken yaşta çizim yapmaya ilgi göstermiş ancak 14 yaşında okulu bırakmıştır. Ulusal Sanat Akademisi’nde resim eğitimi almış ve 1885’te Lesliel’in “Resimli Gazetesi” için çalışmaya başlamıştır.

Kültürümüzün Sözsüz Dili: Balıkesir Patik Örücülüğünde Yılan Bezemesi

Kültür, bir toplumun duyuş ve düşünü birliğini sağlayan bütün değerlerinin tümüdür. Gelenek, görenek, düşünü ve sanat değerleri gibi bir toplumun bütün değerlerini kapsar. Zaman içinde değişim ve gelişim gösteren kültür, sürekli hareket halindedir ve toplumdan beslendiği için canlıdır. Geleneksel Türk El Sanatları da yaşadığımız kültürün vazgeçilmez birer parçasıdır ve belge niteliği taşır. El örücülüğü ile yapılan patikler de bulunduğu kültürün sözsüz dilini oluşturur.

DOKUN BANA

Koronavirüs salgınının ülkemizi esir aldığı, evlerimize kapalı kaldığımız, dışarı çıktığımızda eldivenler ve maskelerle kendimizi korumaya çalıştığımız bu günlerde, bırakın dışarıdaki herhangi bir şeye dokunmayı, evimizde bile steril olduğuna inanmadığımız hiçbir şeye el süremez hale geldik. Ama zamanında insanlarımızın dokunmaya can attığı bir şey olduğunu bakalım hangimiz hatırlayacak? Dokundukça kazandıran yarışma. Evet bir araba. Son bir kez dokun bana!

SANAT VE DİL BAĞLAMINDA JOSEPH KOSUTH VE ‘THE WAKE’ ADLI ÇALIŞMASI ÜZERİNE İNCELEME

1945’de ABD’de Ohio, doğan Joseph Kosuth, 1963-64’de Cleveland Institute of Art’da; 1965-67’de New York’da The Visual Arts’da, 1971-72’de New School for Social Research’de eğitim gördü. 1988-90’da Hamburg’da Hochschule für Bildende Künste’de, 1991-97’de Stuttgart’da Staatliche Akademie Bildende Künste’de profesörlük yaptı.

Top