İnsanoğlunun Mirası

Anadolu toprakları, tarih boyunca pek çok devletin izlerini taşımış ve bu izleri nesilden nesle aktararak günümüze kadar ulaştırmış kadim topraklardır. Uygarlığın doğduğu bu topraklarda sayısız antik kentin izleri bulunmaktadır. Biz bugün nasıl evimizi dekore etmek için etrafa değişik süslemeler koyuyorsak, duvarlara estetik sanatsal tablolar asıyorsak ve ya özenle işlenmiş bardakları ve cam sanatlarını vitrinlerde sergiliyorsak, Antik dönemde de insanlar çeşitli süslemeler ve el yapımı pişmiş kil toprak ürünleri ile etrafını güzelleştiriyorlardı. Arkeolojik çalışmalar sayesinde zamanında insanoğlunun el emeği göz nuru bu tarihi eserler günümüze kadar ulaşmış ve her geçen gün bir yenisi insanlığın kültür mirasına eklenmektedir. Bizim bu yazıdaki amacımız, Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nin öncülüğünde 2 Eylül’de 13.’sü başlayacak Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu öncesi, geçtiğimiz günlerde Aigai Antik Kent’inde pişmiş toprak üzerinde bulunan insana ait parmak izleri hakkında bilgi vermektir.
Manisa’ya yaklaşık 49 KM mesafedeki Köseler Köyü yakınında bulunan ve Nemrut Kale adıyla anılan Aigai, Herodot’un bahsettiği Batı Anadolu’daki 12 Aiol kentinden biridir. Çevreye hâkim bir konumdaki kayalık bir tepe üzerinde bulunan kentin tarihi, M.Ö. 8.yüzyıla kadar inmektedir. M.S. 17 yılındaki depremde büyük ölçüde hasar gördüğü ve onarım geçirdiği, Helenistik dönemde ise önemli bir ticari merkez olduğu anlaşılan kentte 2004 yılından itibaren günümüze kadar kazı çalışmaları kapsamlı olarak yapılmaktadır. 2018 yılında ise özellikle Vomitorium’da (tiyatro giriş binası) kazı çalışmaları yapılmıştır. Kentin surları arazinin durumuna göre inşa edilmiştir. Surlar içinde üç katlı agora ve bu yapıyı taşıyan duvarlar, meclis binası, teras duvarlı stadyum, tiyatro ve Demeter Tapınağı gibi kalıntılar bulunmaktadır. Aigai Antik Kenti’nde arkeolojik kazı çalışmaları günümüzde devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Aigai Antik Kent’inde eşine çok az rastlanan insana ait parmak izinin bulunması heyecan yarattı. Bulunan parmak izinin yaklaşık 1800 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Pişmiş kil toprak plaka kalıntılarının üstündeki izler insanın üç parmağının izlerini andırıyor. Yer yüzeylerinde kullanılan pişmiş toprak plakalarının üzerinde insanlara ait parmak izlerinin bulunmasının beklenmediğini belirten Aigai Antik Kenti Kazı Başkanı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Yusuf Sezgin, “Bu seneki çalışmalarımızda ilginç bir buluntuyla karşılaştık. Antik dönemdeki yapıların içlerinde kullanılan pişmiş toprak plakalar var. Bu plakalar normalde düz yüzeyli oluyor. Fakat bizim bulduğumuz parça üzerinde bir insana ait 3 parmak izi vardı. Aslında çok insani bir şey. Tabi ki bu parçaları insanlar üretiyor ama normalde onun üzerinde bir insana ait parmak izi olması beklenmiyor.” dedi.
Büyük ihtimal çömlek ustasının plakalar kurumadan düştüğünü ve parmak izlerini plakanın üzerine bıraktığını söyleyen Sezgin, “Muhtemelen durum da şöyle gerçekleşmiş olabilir; bu plakalar bir kalıba dökülüyor. Bir süre güneşte kurumak üzere bekletiliyor. Daha sonra pişiriliyor. Bekletme süresinde açık alanda duruyor. Bazen bu plakaların üzerinden kedi ve köpekler geçiyor. Bunların ayak izleri kalıyor. Fakat ilk defa bir insan eliyle karşılaştım. Büyük ihtimal kururken herhalde birinin ağayı takıldı sendeledi. Düşerken üzerine bastı. Tabi ki antik dönemde bunlar atılmıyor. Defo gibi görülse de binanın en önemsiz yerlerinden birinde tekrar kullanılmış olmalı. O da bizim elimize geçti” ifadelerini kullandı.
Manisa Müze Müdürlüğü’nün uygun gördüğü takdirde parmak izlerinin sergileneceğini belirten Doç. Dr. Sezgin, “Elbette kazıda çıkan buluntuları tamamı Manisa Müze Müdürlüğüne teslim ediyoruz. Orada uygun görülen eserler sergilenebiliyor. Müze uygun görürse sergilenebilir.” diye konuştu.
Bu tür örneklere çok fazla rastlanmadığını belirten Sezgin, “Genelde hayvanlar kontrolsüz olduğu için kedi mesela daha kurumamışken plakaların üzerinden basıp geçiyor. Başka antik kentlerde öyle örnekler var. İnsan parmaklarının olduğu örnekle karşılaşmadım. Bu açıdan ilginç diye düşünüyorum. Bu tipteki blokları biliyoruz. Taban blokları milattan sonra 2. ve 3. yüzyıllarda çok yaygın kullanılıyor. Bizim bulduğumuz da milattan sonra 2. yüzyıla ait olduğunu düşünüyoruz. Kabaca 1800 yıllık bir insanın tarihte bıraktığı parmak izleri diyebiliriz” dedi.
İnsanoğlu tarihte yaptığı işlerle bu dünyaya iz bırakmıştır. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu bulunan insanoğlunun el emeğiyle yapılmış nice güzel kalıntı günümüze kadar ulaşması sağlanmış, böylece insanlığın kültür mirasına kazandırılmıştır. Müzecilik çalışmalarıyla birlikte tarihi eser niteliğindeki bu yapıtlar korunarak nesilden nesle aktarımı başarılmıştır.


https://manisa.ktb.gov.tr/TR-73010/aigai-antik-kenti-manisa-merkez.html


http://www.gunes.com/gundem/manisa-aigai-antik-kenti-nde-1800-yillik-parmak-izi-bulundu-1011358

Top