Geçmişten Günümüze Aktarılan Görsel Bir İmge: Kırım Tatar Tamgası

Tarih sahnesine çıkmış milletler, eğer kültürleri güçlü ve kalıcı ise uzun yıllar bu sahnedeki rollerine başarılı bir şekilde devam ederler. Kültürlerini, gelenek ve göreneklerini, destanlarını kısacası bütün maddi ve manevi değerlerini kendisinden sonra gelecek nesillere aktarırlar.

Tamgalar, Türklerin binlerce yıldır kullandığı boy ve aile işaretleridir. Sosyal bir hadise, sosyal bir yapı ve grup içinde iz bırakmak amacıyla kullanılmıştır.  Türk boylarında tamgalar, her türlü malzeme ve eşya üzerine manevi bir değer ile simgesel işaretler olarak kullanılmıştır. Günümüzde çeşitli platformlarda çeşitli malzeme ve tasarımlar ile hayat bulmaya devam etmektedir.

“Damga (Aslı tamgadır.), bir şeyin üzerine nişan ve alamet olmak üzere kuru olarak veyahut bir boya veya mürekkeple basılan mühür ve işarettir. Sanat eserleri üzerine onların yapıldıkları imalathaneyi veya sanatkarı göstermek üzere imza makamında konulan nişan ve alamettir.

“Orhun’dan Anadolu’ya kadar uzanmış olan Türk damgaları, Orhun ve Yenisey abidelerindeki benzer veya çok az farklı veya tamamen farklı şekilleriyle Anadolu’daki çeşitli boy, soy, oymak, oba, aşiret ve cemaatler ile aileler arasında kullanılmakta ve ahala yaşatılmaktadır. Bu damgaların bazılarının (yiğitlik, mertlik, cesaret; güç, kuvvet; bereket, bolluk) manalarına geldikleri, damgayı uygulayanlar tarafından bilinmekteyse de, bazılarının ne manaya geldikleri hakkında kesin bilgileri yoktur.” (Gülensoy 1989:18)

Tamgalar; hayvanlarda, hayvanların özellikle koyun ve sığırların kulak, boyun, sırt, kuyruk kısımlarında, buğday ve un anbarlarında, mezar taşlarında, kilim ve halı dokumalarında, keçe-kepenek üzerinde, nakışlarda, nazarlıklarda, bezemelerde, evin kapı ve duvarlarında, at koşum takımları ve vücuda yapılan dövmelerde görülmektedir.

“Tarak Tamga yani Tatar Tamgası; Kırım hanları’nın mensubu bulunduğu Giray Hanedanı (15-18 yüzyıl) tarafından kullanılan devlet semboludür. Kırım Hanlığı’nın hakim olduğu Kırım yarımadası ve Hanlığa bağlı bugün Romanya, Ukrayna ve Rusya’daki kale ve resmi yapılarda ‘Tarak Tamga’ bulunurdu.”(wikipedia)

 Kırım Tatar Tamgası

Tatar Tarak Tamgası, Hanlık sülalesi olan Giray Hanlığınındır. 1500’lü yıllarda Bahçesaray’da Han sarayının demir kapısında bu tamga bulunmaktaydı. Daha sonra bayrak üzerinde kullanılmıştır. Tamga, 5000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bugün hala bayrak üzerinde kullanılmaya devam edilmektedir. Kırım halkının sembolü olmuştur.

Kırım bayrağının ilk kez kullanılması:

Hakan Kırımlı’ya göre; “1917 yılında Kırım’da toplanan kurultayda Kırım Demokratik Halk Cumhuriyeti ilan edileceği zaman Cafer Seydahmet Kırımer, Talat Paşayla görüşür. Osmanlı topraklarında Kırım’a gemi tahsis edilir. Buradan öğretmenler Kırım’a gönderilir. Bu gemi Kırım topraklarına, ilk kez gök mavi kumaş üzerine sarı tarak tamgalı bayrak çekerek gidilir”.

Bundan sonra da bayrak olarak kullanılmaya devam etmiştir.

Merhum tarihçilerimizden Kırımlı Hasan Ortekin’in anlattığı bir efsaneye göre; 

“Çok eski zamanlarda Türk-Tatarlarının “Yıldız Han” adında bir hükümdarları vardı. Yıldız Han’ın “Alanku” adını taşıyan torununun üç çocuğu oldu. Taraktaki üç diş bu üç çocuğu temsil eder. Bu üç çocuktan biri Tatar ve Moğollar üzerine hakim oldu, Cengiz ahvadı da bu üç dişli tarağı damga olarak aldı. Tarak baştaki karmakarışık saçları nasıl tarayıp düzeltmeye yarıyorsa, Hanlar da halkı tarayıp ona çeki, düzen verdiler. Ve üç halkı (Tatarlar, Moğollar, Kalmuklar) en eski zamanlardan beri bir araya toplayıp üzerlerine hakim oldular.

Hanlar hakimiyetleri altına aldıkları ülkeleri üç temel esas üzere idare

ettiler;

1)Tanrı esası üzere, 2)Aklı-selim üzere, 3) Tabii usul üzere.

Ülkeyi yüceltmek için üç tedbir aldılar;

1) Harabeleri imar,2) Ahlaklı, kaabiliyetli, başarılı olanları taltif,

3) Kötülüklerin önünü almak için fenalara ceza.

Kırım Hanları üç halk üzerine hakim oldular;

1) Kırım Tatarları, 2) Bucak Tatarları, 3) Kuban Tatarları.

Baş komutanlığı üç şahıs arasında taksim ettiler;

1) Han (Tarağın orta dişi ile temsil edilir.)

2) Kulgay Sultan (Tarağın sağ dişi ile temsil edilir.)

3) Nurettin Sultan (Tarağın sol dişi ile temsil edilir.)”

“İşte görülüyor ki üç rakamı her şeye hakim olmuş ve tarağın her dişi bunlardan birini temsil etmiştir.

Yine Türklerin Orta Asya’da Şamanizmden kalma inançları saikıyla “Gök”, “Güneş” gibi kavramların kutsallığı tabiatıyla bayraklarına da Gök renginin. Güneş renginin alınmasına sebep olmuştur.” (Op. Dr. Yalkın Bektöre)

Bazı Türkologlara göre tamga, teraziyi sembolize etmektedir; bazılarına göre de kartala benzetilmektedir.

18 Mayıs 1944’teki büyük sürgünden sonra büyük mücadelelerle Vatan Kırım’a dönen Kırım Tatarları, Akmescit’te  74 yıl aradan sonra II. Kırım Tatar Milli Kurultayı’nı toplamışlardır. 26 -30 Haziran 1991 tarihleri arasında toplanan II. Kırım Tatar Milli Kurultayı’nda  Gökbayrak milli bayrak olarak Kurultay salonlarına asılmıştı. Kırım Tatar Milli Kurultay’ı  2010 yılında 26 Haziran tarihini Kırım Tatar Milli Bayrak Günü olarak ilan etmiştir.

Kırım Tatar Milli Bayrak Günü ilk kez 2010 yılında kutlandı. Aynı yıl düzenlenen 5. Kırım Tatar Milli Kurultayı’nda 26 Haziran tarihinin her yıl Kırım Tatar Milli Bayrak Günü olarak kaydedilmesi kararı kabul edildi.

 Ukrain ressam Andrey Ermelenko’nun Kırım Tatar Bayrak Günü kutlaması.

“Küllerinden doğan Zümrüd-ü Anka’dır Kırım Tatarları!”

Türk milletinin kökü, tarihin derinliklerine kadar uzanan güçlü bir kültüre dayanır. Türkler, tarihin her devresinde çeşitli bunalımlı ve buhranlı günler geçirseler bile tarih sahnesinde kalmasını bilmişler; adları ve coğrafi yapıları farklı olsa bile “Türk” adını silinmez bir tamga olarak tarihin her sayfasına vurmuşlardır.

Tamganın sadece mal ve mülk için bildirim işareti olarak değil sonrasında kişi beyanı ve hak tesbiti gibi hususlarda da kullanıldığı görülmüştür. Ve geçmişte birer kabile işareti olarak kullanılan tamga bugün, günlük hayatın içinde bizimle birliktedir. Bir Türk Bayrağındaki Ay-yıldız kadar yakındır.

Kaynakça:

AKÇORAKLI, Osman, Kırım’da Tatar Tamgaları, İstanbul, 1983

BİLGİLİ, Nuray, Türklerin Kozmik Sembolleri-Tamgalar, Hermes Yayınları, İstanbul, 2014.

GÜLENSOY, Tuncer, Orhun’dan Anadolu’ya Türk Tamgaları; Damgalar, İmler, Enler, İstanbul,1989.

Top