Ferit Edgü ve Ada Yayınları


“Dayanırsan, dayanmasını bilirsen, ama nasıl olsa dayanacaksın, insanoğlusun, kendin söyledin, insanoğlu, düşün bir, kimler nelere dayanmadı, dayanacaksın ve yeni bir kişilik yaratacaksın.”

Ey yolu bu satırlara düşen yolcu,Karlar içinde bir düşle uyanırsın , bir mevsim sanırsın oysa, oysa her mevsim böyledir, zihin denilen coğrafyanın içinde. Hakkari’de bir mevsim kitabı, düşle gerçeğin tipide kalmış halidir. Sürgün mü, inziva mı yoksa rüya mı? Soruların cevabı sende ey okur. İki kelam sual sor,iki kalem cevap bulmak senin elinde.

Ferit Edgü, 1964 yılında Hakkâri’nin Pirkanis köyünde öğretmen olarak yaptığı askerliği nedeniyle otobiyografik öğeler taşıdığı su götürmez romanı, Hakkari’de Bir Mevsim aşılamamış, geride bırakılamamış, kimi zaman kavgayla kimi zaman yılgınlıkla ama bir anlam arayışından, var olabilme kaygısından hiç uzaklaşmadan dönülüp soluklanılan romanlardan.

Hakkari adeta bir mevsimden oluşan bir coğrafya ve bu coğrafyaya yabancı bir misafir gelir. Bir köy öğretmeni ve orada bulunması bir sürgün, dahası bu sürgün bir mevsim için geçerli. Buraya gelenlerin hepsi böyle düşünür aslında. Sürgün ile mahkum arasında bir düş ile gelen öğretmen, hayatının dersini burada alacak ve aldığı dersle hayatın nasıl bir öğretmen olduğunu hatırlayacak ve öğrettiği bilgilerin geçersizliğini fark edecek. Buraya düşmüşsün, nereden ve nasıl düştüğünün bir anlamı yok. Bu durumu kabullenir artık ve buna göre yaşayacaktır. Yaşam insana kabullendirme süresine kıyaslar hep, bu mutluluk derecesidir aslında. Hikaye o kadar güzel ve tanıdıktır ki, bu satırları okuyanlar hemen anımsayacaktır kendi küçük ve benzer hikayelerini. Masal değil bu gerçek. Kitapta,öğretmen önce bir masalın içinde sanır, sonra kabullenir ve hikaye başlar. Anadili Kürtçe olup başka bir dil bilmeyen çocukların hikayesi ve hikayeye yabancı kalan öğretmenin ruh halleri.

Dilden bahsetmişken, kitabın en dikkate değer yanı dilidir. Gücünü seçilmiş kelimelerinden alır. Sürprizlerle, betimlemelerle uğraşarak metnin tadını bozmaz. Dili olayın gelişimine kurban etmez. Bu romanda da aslında olayın gelişiminin nereye varacağı az çok kestirilir ama dilin nereye varacağı pek kestirilemez. Sözcükler Hakkâri’nin dağlarına, soğuk iklimine uzak olmadığı, tam da onun içinden olduğu gibi dünyanın herhangi bir yerindeki yazgıyı söyler bize.

Ferit Edgü, altmışlı yıllarda er-öğretmen olarak gittiği Hakkari’nin Pirkanis (Işıklar) Köyü’nde yaşadıklarını kurgulayarak okuyucusuna ulaştırıyor. Yaşamak başlı başına bir şiirken gel de bunu kaleme alıp, aktarma! Kimse kendi hikayesinden memnun değil bu hayatta ama başkalarının hayatında bir sine-masal aranır ya, Edgü bunu yaşamış ve aktarmış biz okurlarına.

Ferit Edgü’nün ilk olarak 1977 yılında, yeni baskısı bugünlerde 40.Yıl özel baskısı ile yapılan Hakkâri’de Bir Mevsim romanı Onat Kutlar’ın senaryosuyla Erden Kıral tarafından filme de çekilmiş, 33. Berlin Film Festivali’nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali’nde ödüller almıştı (1984). Genco Erkal’ın başrollerinde yer aldığı, Şerif Sezer, Erkan yücel gibi iyi bir oyuncu kadrosuyla çekiliyor. Müziklerinde Timur Selçuk imzası var. Okumayan ve izlemeyenlerin çok şey kaçıracağı bir baş yapıt. Bizden söylemesi.

Ada Yayınları, artık yaşamayan bir yayınevi. Sahaflarda, bolca kitaplarına rastlayacaksınız. 1976 yılında Ferit Edgü’nün kurduğu bir yayınevi. Kitap kapaklarının, tablolardan oluştuğu ve bu detayı arka kapağında verdiği, naif, titiz, dikkatli ve özenli bir yayıneviydi. Bazen kitapların içinden kusurlu baskı bir kitap basamadıkları için özür iletisi olan bir düzeltme notu ile okuyucularına saygısını dile getiren bir yayın topluluğuydu. Ferit Edgü başta olmak üzere ,Tezer Özlü, Demir Özlü, Cihat Burak, İlhan Berk, Edip Cansever, Nazlı Eray, Ahmet Oktay, Salah Birsel, Fusün Akatlı, Jorge Luis Borges, Turgut Uyar, İtalo Svevo, Peter Handke gibi isimlerin kitapları bu yayınevinden çıkmıştır.

Görsel

Top