Eskişehir, Servet-i Fünun kapağında!

1892 yılının 13 Ağustos’unda İstanbul’da yayınlanan Servet-i Fünun Gazetesi’nin kapağını Eskişehir’deki tarihi Roma Köprüsü süslüyordu ve derginin o sayısı Eskişehir’e ayrılmıştı. Bu yıllar demiryolu inşaatının hızla devam ettiği dönemlerdi.

Radet:

”İstanbul Köprü, muhacir evleri, gar ve ek binalarıyla birkaç hanı kapsayan Yeni Mahalle’yi, Hamam Mahallesi’ne bağlar. Köprünün alt yapısı Roma dönemine aittir. Hamamlar, köprünün güneydoğusunda bulunur. Köprüden başlayan yol, hamamlardan sonra, Eskişehir’in çarşı yoludur.”

Kaynak: 101 Eskişehir- Ahmet Atuk- 2002

Roma Köprüsü , tek kemerli olup, ayakları bir tarafında İş Bankası ile Çukurçarşı arasında, diğer tarafında ise Tepebaşı Belediye Köprünün üst kısmı betonarme olup, asfalt ile kaplanmıştır. Kesme taş ile yapılmış olan eski köprü ayağına ek olarak, genişletme amacıyla moloz taş ile yapılmış ilave bulunmaktadır. Çukurçarşı -İş Bankası arasında ve bu taraftan köprüye bitişik ve kemerli olarak, modern tarzda çelik-beton malzeme ile yapılmış olan ilave kısım yer almaktadır. Bu yeni ilave kısım mevcut yol güzergahı dışında olduğundan yaya ve araç trafiği için kullanılmamaktadır. Söz konusu Köprü’nün Tepebaşı Belediye Hizmet Binası-Gima Binası tarafında kalan kısmından bakıldığında solundaki köprü ayağında bir çıkıntı halinde mermer mezar taşı görülmektedir.

Mezar taşı köprü ayağında devşirme malzeme olarak kullanılmış olup, elemesine ve yazısı altta kalacak şekilde konulmuştur. Bir yüzünde haç, üç rozet ve yazı vardır. Ermeni mezar taşıdır. Köprü ayağı mimarisinde başka antik mimari parçalar da görülmektedir.

Burada ikinci bir köprü daha vardır. Bu köprü diğer köprünün devamında Tepebaşı Belediye Hizmet Binası ile Çukurçarşı’nın güneyinde yer almaktadır. Tek göz kemerli olan Köprünün üst kısmı betonarme olup, asfalt ile kaplanmıştır. Köprü ayakları çimento katkılı sıva ile kaplı olduğundan kullanılan malzemenin niteliği anlaşılmamaktadır. Ancak 101 Eskişehir Kitabında (ATUK, Ahmet, S-101) yer alan Cumhuriyetin ilk yıllarına ait eski bir resminde iki gözlü ve kemerli olan köprünün ayaklarının kesme taş malzeme kullanılarak yapılmış olduğu görülmektedir. 101 Eskişehir Kitabında (S-100); söz konusu köprülerin de yakınında yer aldığı Sıcaksular Mevkii’nin binlerce yıl boyunca bir termal merkez olarak önemini hep koruduğu, söylencelere göre, Roma ve Bizans imparatorlarının Sıcaksular civarında saraylarının olduğundan söz edildiği, bu sarayların belki de Porsuk (antik Tembris) kıyısında olduğu, ayrıca bölgenin en önemli pazarlarının da binlerce yıl boyunca hep sıcak sular ve Köprübaşı civarında kurulduğu yazılıdır. Yukarıda verilen bilgilerden köprülerin varlığının Roma dönemine kadar uzandığı anlaşılmaktadır.

Kaynak

Top