Eskişehir’de Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslekler

Eskişehir Türkiye’nin yeraltı zenginliğine sahip bölgelerinden biridir. Bölgede çeşitli madenler çıkmakta ve ekonomiye fayda sağlamaktadır. Bunlardan biri hem dünyaca tanınan hem de Eskişehir’de bir sembol haline gelen Lületaşı’dır. Maden, bu yörede uzun yıllardır tanınmakta ve işlenmektedir. Lületaşı 1940’lı yıllarda çıkarılmaya başlanmış olup 1950’li yıllarda el sanatı olarak yerini almıştır. Eskişehir’e özgü olan bu el sanatı birçok kişi için geçim kaynağı oluşturmaktadır. Günümüzde yirmi-otuz atölyede usta-çırak ilişkisi içerisinde sanatın devamlılığı sağlanmaya çalışılmaktadır. Fakat beyaz altın olarak da anılan Lületaşı 1980’lere kadar zirve dönemini yaşamış olup günümüzde eski değerini bulamamaktadır. Bunların sebepleri arasında geçmişten günümüze kadar gelen sektör sorunu yer almaktadır. Tütün kullanımının azalması yönünde atılan adımlar tütün objelerinin üretimini de azaltmıştır. Lületaşından yapılan pipolar da bundan etkilenmiştir.

Bir diğer sorun ise yeni ustaların yetişmiyor oluşudur. Lületaşı işlemeciliğini meslek olarak görenlerin sayısı azalmıştır. Sayıları eskiye nazaran azalan ustaların gelecek nesil de varlığını sürdürebilecek çırak sayısı da azdır. Bu sayı azlığı gelecek nesil içerisinde işlemeciliğin yok olup gideceğine bir işarettir. Hem maddi konular hem de yeni nesilden bu işi yapmak isteyenlerin olmayışı mesleğin devamını etkileyen faktörler arasındadır.

2005 yılında Odunpazarı Belediyesi tarafından, Atlıhan El Sanatları Çarşısı Eskişehir’in sosyal, ekonomik ve sanatsal hayatında önemli yere sahip olan Lületaşı’nın canlanması ve gelecek nesile aktarılması için açılan ve içerisinde atölyelerin yanı sıra satış dükkanlarının da yer aldığı bir mekandır.

Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden biri de zanaatkârlıktır. Oysa ki geleneksek üretim denildiğinde akla ilk gelen mesleklerdendir zanaatkârlık. Gelişen teknoloji karşısında geride kalmış olsa da hala devam ettiren zanaatkârlar vardır. Bu alanda cam sanatı karşımıza çıkar.

Cam sanatı geçmişten günümüze değin geleneksel üretim metodlarını korumuştur. Cam hamuru, ateş ve bazı basit araçlar kullanılmaktadır. Fabrika üretimi yapan cam işçileride  temelde aynı metodları kullanmaktadır. Tek farkı seri üretimdir.

Günümüzde eski değerini yitirmiş olsa da kültürel değere sahip çıkmak ve yeniden  canlandırmak için  çalışmalar yapılmaktadır. Odunpazarı’nda yer alan Cam Sanatları Müzesi, cam işlemeciliğinin önemini arttırmak ve verilen ürünleri halkla buluşturmak için hizmet vermektedir. Cam sanatını geliştirmek için yapılan bir diğer çalışma ise Odunpazarı Belediyesi Meslek ve Sanat Edindirme Kursları (OMEK) tarafından açılan kurslardır. Görünüşü ile mest eden cam işlemeleri yeniden öğrenilerek eski değerini kazanabilir.

Eskişehir’in eski ve kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri arasında dokumacılıkta vardır. Yerleşik hayata geçmenin ardından dokumacılık geniş bir yer tutmuştur. Eskişehir ve çevresinde de kilim, cicim, zili ve sumak dokumacılığı yaygındır. Bunun sebebi ise Eskişehir’de yaşayanlar içinde Yörük ve Türkmen ailelerin bulunmasıdır. Yöre dokumaları bu aileler tarafından yapılmaktadır. Kilim dokumacılığında önceden hazırlanmış bir model olmadığı için tamamen özgürdür. Halı dokumacılığında yapılan sıra takibi, kilim dokumada desenlere göre dik ve yan taşmalardan boşluklar doldurularak yapılır. Eskiden yaygın olarak yapılan bu dokumalar artık değerini yitirmiştir. Dokumacılık yapan kişilerin sayısı gitgide azalmaktadır. Özellikle yeni nesil içerisinde bu mesleği devam ettirecekler yok denecek kadar azdır.

Görsel

Top