Dolar Efsanesi ve Semboller

Açıklayamadığımız ve bize gizemli gelen konuları severiz. Hayatımızda birçok konu üzerine komplo teorileri ve şehir efsaneleri yaygın şekilde vardır. O kadar ki, bunları gerçeklerden ayırmak oldukça zordur. Konu para olunca ise; gizem faktörü ile bir arada anılan “1 Dolar”ın ayrı bir yeri vardır.

Doların öyküsünü anlayabilmek için, Amerika’nın kuruluş öyküsüne bakmak gerekiyor. Amerika kıtası 1492 yılında Kristof Kolomb tarafından keşfedilmiş ancak Kolomb’un buraya Hint Adası savunmasından dolayı, bu kıtanın yeni dünya  olduğunu ortaya koyan isim Amerigo Vespucci olmuştur. Dolar üzerinde yer alan “Annuit Coeptis” ve “Novus ordo Seclorum” mottoları yeni dünya düzenine gönderme yapmaktadır.

Amerika’da ilk banknot 1690’da Massachuset Körfezi kolonisinde basılmıştır. Daha sonra ise; 1739 yılında Philadelphia’da,  Benjamin Fanklin’in matbaasında banknotlar basılmaya başlanır. 1764’te İngiltere,  kolonilerin para basmasını yasaklar. Ancak 1775 yılında özgürlük mücadelesini finanse etmek için tekrar para basmaya başlanır.

Tüm bu mücadele süreci içinde Benjamin Franklin,  özel bir yere sahiptir.  Kendisi aynı zamanda “Amerikan başkanı olamamış, Amerikan başkanı”  olarak da anılıyor. Tarihin çok yönlü dehaları içinde yer alan Benjamin Franklin, şu anda kullandığımız; paratoner, soba, bifokal gözlük, elektrik üzerine ve meteoroloji ile ilgili birçok buluşun da sahibidir. Buluşları toplumsal fayda nedenli icat ettiği için hiçbirine patent almamıştır. Ayrıca coğrafi birçok buluş ve sosyolojide nüfus artış hızı hesaplamaları da Benjamin Franklin’e aittir. Amerika’nın ilk resmi kurulan kütüphanesi, itfaiyesi ve felsefe derneğinin de kurucusudur.

Amerika’nın kuruluşu itibariyle var olan felsefik  zihinsel yapı, antik felsefe ve eski Mısır bağlantıları ile dolar üzerine de yine yansımıştır. George Washington,  4 Temmuz 1776’da, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ile Amerika’nın bağımsızlığını ilan etmiştir. Bağımsızlık bildirgesi metnini hazırlayan, beş kişiden birisi de yine Benjamin Franklin’indir. Şu anda dolar üzerinde bulunan MDCCDXXVI, roma rakamları ile 1776’yı simgelemektedir. Ancak 4 Temmuz tarihi gün olarak gelişigüzel bir tarih seçimi değildir. Eski Mısır’da yılda bir kez gerçekleşen ve astrolojik olarak işte bu güne denk gelen Güneş ve Sirius kavuşumu çok  önemlidir. Bugüne “sothis” günü denmektedir.

Dolar üzerinde bulunan 13 yıldız;  Amerika’nın kuruluşu esnasında İngilizlerin koloni kurduğu günümüzdeki, Boston,  New York, Philadelphia ve Washington’ın dahil olduğu, İngilizlere karşı bağımsızlık mücadelesi başlatan 13 eyaleti simgelemektedir.

En tartışmalı simge ise sanırım, piramit üzerinden bakan,  Horus’un gözü ya da “her şeyi gören göz” Mısır Mitolojisi içinde önemli bir yere sahiptir.

Horus, Osiris’in oğludur ve babasının cesedinin tohumundan oluşur. Horus büyüyüp güçlenene kadar İsis onu saklar. Horus güçlenir ve Seth ile savaşır. Bu savaşta, Tanrı Thot hakemlik yapar. Seth de Horus’un gözünü parçalar ve Horus, çıkan gözünün yerine “Uraeus” adlı bir yılanı takar. Bu yılan daha sonradan firavunların egemenlik simgesi olmuştur. Annesi İsis parçalanan gözü yeniden tek parça haline getirir, ama o göz görmez. Horus, tek gözlü olarak yaşamaya devam eder.

Osiris ölüler dünyasısın kralı iken,  savaşın sonunda Horus yaşamın kralı olur. Seth ise her türlü kötülüğün tanrısı olmaya devam eder.

Horus’un gözü, manevi anlamıyla, vicdanın gözünden hiçbir şeyin kaçmayacağını, insanın iç âlemindeki her niyetini ve yaşamdaki her davranışını gözden kaçırmayan, bu merhametsiz yargıcın keskin bakışını sembolize eder. Bu vicdanın 24 saat kapanmadan açık kalan gözüdür.

Top