TARİH KONUŞMALARI V.

Tepebaşı Belediyesi
ve Tarih Vakfı işbirliğinde düzenlenen Tarih Konuşmaları’nın 5.’si, “İktidar ve
Adalet” söyleşisi ile gerçekleşecek.

Tepebaşı Belediye Başkanı
Dt. Ahmet Ataç ile Tarih Vakfı Başkanı Mehmet Alkan’ın imzaladığı kültürel
işbirliği protokolünün ardından yoğun ilgi ile gerçekleştirilen Tarih
Konuşmaları etkinliği devam ediyor.

5. kez düzenlenecek olan
Tarih Konuşmaları’nın bu

MÜZELER VE HAYVANAT BAHÇESİ AÇILIYOR

Korona
Virüs ile Mücadele Eylem Planı kapsamında pandemi sürecinde birçok kapalı alanı
ziyarete kapatan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bu merkezlerin bir bölümünün
30 Temmuz itibariyle tekrar ziyarete açılacağını duyurdu.

 Belediyenin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamaya göre Hayvanat Bahçesi’nin açık alanları ve müzeler arefe günü öğlen itibariyle hizmet vermeye başlayacak. Yapılan

Türk İslam eğitiminin mihenk taşı: Nizamiye Medreseleri

"Dünyada eşi benzeri olmayacak" ve adını kıyamete kadar yaşatacak büyük bir medrese yaptırmaya karar veren Nizamülmülk, 1065'te yapımına başlanan medreseyi iki yılda

tamamlatarak, Nizamiye Medreseleri'nin en görkemlisi kabul edilen Bağdat Medresesi'ni açtırdı. Döneminin en önemli eğitim kurumu olmasına rağmen günümüzde maalesef İlhanlı İstilası medrese için acı bir hatıraydı

İlham veren başarı hikâyeleri

Otobiyografik ya da biyografik bir kitap okumak veya film
izlemek insanlar için ilgi çekicidir. Çünkü başkasının hayatına bir süreliğine
küçük bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Neler yaşamış, neler söylemiş ve en önemlisi
neden bu yola girmiş. Merak ettiğiniz bu kişi hakkında her şeyi öğrenmek için
bu tarz kitaplar harika kaynaklardır. Aşağıya da siz değerli okuyucularımız
için beş adet başarı öyküsü sıraladık.

My

Acımasız Salgınlar: Tüberküloz

Epidemi: Bulaşıcı bir
hastalığın 2 hafta ya da daha az bir sürede çok hızlı bir şekilde çok yüksek
sayıda insana ve çevreye yayılmasına, o dönemin şartları ve konumuna göre bir
hastalığa normal orandan fazla rastlanmasına denir. Epidemi sadece bir bölgeye
mahsus olabilir ancak diğer ülkelere ve kıtalara sıçramaya başlarsa Pandemi
adını alır.

Doğa zaman zaman sebebinin net olarak açıklanamadığı

previous arrow
next arrow
Slider

Akışkanlık ve Durağanlık: Edebiyata Övgü – Zygmunt Bauman & Ricardo Mazzeo

“…yol kenarlarındaki hanlarda alınan kısa soluklar dışında kesintisizce süren, asla bitmeyen ve hep oluş sürecinde kalan sonsuz bir çabadan bahsetmemiz gerekir.”Zygmunt Bauman, (Kitaptan) Kuram tartışmalarının gölgesinde edebiyatın “Akışkanlık ve Durağanlık: Edebiyata Övgü – Zygmunt Bauman & Ricardo Mazzeo”

“Çok satanlarla bir sıkıntım yok, çok satması gerekenlerin yeterli ilgiyi görmediğini düşünüyorum”

İzmir’de yaşamanın güzel taraflarından biri, Alsancak tarafına çıkınca ‘Çok Satması Gereken’kitapların mekanı Yerdeniz Kitapçısı’na uğramaktı. Nuray Önoğlu ve eşi Ergun Tavlan’ın güleryüzüyle karşılanacağınız bu dükkânın bir okur için en doğru adreslerden olduğunu anlamanız uzun sürmez. Çini işlemeli masasında çayınızı yudumlarken Yerdeniz’in müdavimlerinden Osman Konuk gibi bir şairle, Ahmet Büke gibi bir öykücü ile karşılaşma imkanı bulabilmek de cabası. Adını Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Serisi’nden alan bu mekanın sahibi Nuray Önoğlu aynı zamanda otuzu aşkın kitabı dilimize kazandıran bir çevirmen. Pandemi sürecinde tüm dünyadan masal çevirilerinin derlendiği bir blog ve bir kitabın oluşmasına önayak olmuş bir masalcı aynı zamanda. Pandemi şartlarında bir süre uzak kalsalar da evini yakınına taşıyarak Yerdeniz Kitapçısını yeniden faaliyete geçiren Nuray Önoğlu’na yönelttik sorularımızı:

Topuz: “Yazmak Kişinin Kendisi İçin Gerçekleştirdiği Bir Eylem”

Porsuk Kültür okuyucularının Kırklar kulübü sayfasıyla yakından tanıdığı Engin Topuz, Edebiyatın Haziran Mezarlığı, Şimdi Uzaklardasın, Potkal kitaplarının yazarı. Porsuk Kültür Yayıncılık, son romanı Flanör’ü eylül ayı içerisinde okuyucuyla buluşturuyor. Topuz, yazarlıkla ilgili gerçekleştirdiğimiz sohbetimizde, iyi yazmanın iyi okumaktan geçtiğini belirterek bir yazarın en iyi öğretmeninin yazdıkları olduğunu söyledi. Flanör ’de, okuyucuyu insana dair birçok duygu bekliyor.

“Yarının hayali, gerçekleşmek üzere zamanını bekliyor olabilir”

Gülşah Elikbank, son yıllarda ülkemizde Fantastik Edebiyat denince akla gelen isimlerden. Gazetecilik mezunu, fakat birçok sektörde deneyimli; ayaklarının üzerinde duran güçlü bir kadın. Yöneticilik kariyerinin bir yerinde yazar olmaya karar verip bugün okurlarının çok iyi bildiği kitaplarını yazmaya koyuldu. Anneannesinden dinlediği masallardan güç aldı ve dünya edebiyatının seçkin örnekleriyle geliştirdiği okurluğu, yazarlığının özgün sesini besledi. Yeri geldi romanları için sınırları aştı, başka diyarlar dolaştı. Hep aşkı yazdığı söylense de o aslında aşksızlığı yazdığını belirtiyor. Dracula’yı merkezine alan romanı Yalancılar ve Sevgililer’in sinemaya uyarlanacağı müjdesini de veriyor. Gülşah Elikbank’la hayatı, metinlerini, masalları ve edebiyatı konuştuk:

“Bizimkisi Kalbini Çocuk Tutmayı Başaranların Hikâyesi”

Çocuk Kalpler Kumpanyası koro şefi Saide Feray Kesim ruhunda sanat varsa başka türlü yaşamanın mümkün olmayacağını söylüyor. O içindeki ezgileri, çocuk kalpli bir ekiple yaşayan birisi. Onun olmaz denileni yapma isteği gençleri ve çocukları ‘Çocuk Kalpler Korusu’ çatısı altında toplamış. Söyleşimizde çocuk kalplerin hikâyesini konuştuk.

ACIYI SEVMEK OLUR MU? OİKTOS/ PİTY/ ZAVALLI(2018)

Yunan Tuhaf Dalgası’nın sevilen senaristi Efthymis Filippou’nun kaleminden çıkan bir diğer “tuhaflık”, Babis Makridis’in yönetmenliğini yaptığı Oiktos. Film, acıya ve acınmaya bağımlı, sadece acı çekiyor(muş gibi) olduğunda mutlu olabilen, öyle ki insanların kendisine acımayı bırakmalarındaki suçu kendinde arayan bir avukatın, bağımlı olduğu bu mutluluğunu bulmak adına yapamayacağı şeyin olmadığının hikayesini anlatıyor.

SCHRÖDİNGER’DEN MASALLAR

Oysa bilmek hatırlamak değil miydi? Siz de Schrödinger’in, üzerine pek çok yorum yapılmış, farklı pek çok kuramı açıklamış düşünce deneyini küçüklüğünüzden beri işitiyor veya fısıldıyor olabilirsiniz. Üstelik bu çağrı tahminimizden çok eski ama zamanın süperpozisyon hâlinde hepimiz için yepyeni bir cümle. Bilemiyor musunuz? O zaman hatırlatayım;

Bir varmış, bir yokmuş!

Top