Acımasız Salgınlar: Çiçek Hastalığı

Epidemi: Bulaşıcı bir hastalığın 2 hafta ya da daha az bir sürede çok hızlı bir şekilde çok yüksek sayıda insana ve çevreye yayılmasına, o dönemin şartları ve konumuna göre bir hastalığa normal orandan fazla rastlanmasına denir. Epidemi sadece bir bölgeye mahsus olabilir ancak diğer ülkelere ve kıtalara sıçramaya başlarsa Pandemi adını alır.

Doğa zaman zaman sebebinin net olarak açıklanamadığı

Tepebaşı’nda Gündem ”Yerel Tohum”

Tepebaşı Sağlıklı Kent
Konseyi, 19 Eylül Perşembe günü “Tohum İçin Film Günü” etkinliği kapsamında iki
film gösterimi gerçekleştirecek. 22 Eylül Pazar günü ise Kozkayı Mahallesi’nde
4. Yerel Tohum & Fide Şenliği renkli görüntülere sahne olacak.

Tepebaşı Sağlıklı Kent
Konseyi, düzenlediği Tohum İçin Film Günü etkinliği ile iki ayrı filmin
gösterimini gerçekleştirecek.

19 Eylül Perşembe günü
saat

”İnsan yaşar gider, haberi olmaz”

Memduh Şevket Esendal’ın kızına yazdığı bu mektuplar, mektup edebiyatımızın şaheserlerindendir. Bu mektuplar ''Kızıma Mektuplar'' adlı eserde toplanmış ve Bilgi Yayınevi tarafından 2004 yılında basılmıştır. Esendal'ın gerek büyükelçi olarak yurt dışında, gerekse Ankara'da görev yaptığı yıllarda, kızı Emine'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor kitap. Türk Edebiyatı için mihenk taşı sayılan Esendal, hayata

Şehir Tiyatrolarının Yeni Oyunu “MACBETH” Seyirci ile Buluşuyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, dünyaca ünlü oyun yazarı William Shakespeare’in en önemli klasiklerinden sayılan “Macbeth”in ilk gösterimini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

2019-2020
sezonun iddialı projelerinden biri olan “Macbeth” adlı oyunun yönetmenliğini,
Eskişehir izleyicisinin tanıdığı ve sevdiği usta yönetmen Barış Erdenk
üstleniyor. Sabahattin Eyüboğlu’nun Türkçeleştirdiği

Boris Pasternak’ın Doktor Jivago’su

"20. yüzyılın ortasında, 19. yüzyılın büyük Rus romanı, Kral Hamlet'in hayaleti gibi, geri dönüp bizi ziyaret ediyor. Boris Pasternak'ın Doktor Jivago'sunun bizde uyandırdığı duygu işte bu." demişti Italo Calvino. Doktor Jivago'nun 1956'da SSCB tarafından yayımlanması uygun görülmedi ve ardından, 1957'de gizlice kaçırıldığı İtalya'da ilk kez yayımlandı.Nihayetinde yasaklanmasından 2 yıl sonra 1958

previous arrow
next arrow
Slider

SIRADIŞI ÖYKÜLERLE; GECEYİ GEÇERKEN

İlknur Güneylioğlu da öyküye gönül verenlerden. Uzun yıllardır edebiyat dergilerinde yer aldı öyküleri. Rastlaşmamız Sevgili Hasan Topçu ile İzmir Öykü İşliği’ndeki çalışmalarına dayanır. Tam da dergi çıkarmaya başladıkları sırada Sevgili Hasan beklenmedik şekilde sonsuzluğa gitmemiş olsaydı, İlknur Güneylioğlu ile birlikte nice başarılara imza atılacak, nitelikli dergileri kim bilir kaçıncı sayıya ulaşacaktı. Olmadı, ama Güneylioğlu öykünün bayrağını taşımayı sürdürdü. Dergilerle süren çalışmaları, Şubat 2020’de Geceyi Geçerken’i yayımlamasıyla taçlandı.

Porsuk Kültür Yayıncılık Editörü Gökçe Güneyoğlu ile İlk Kitabı “Rölanti Supi” Üzerine Konuştuk

Porsuk Kültür çatısı altında yazar sohbetlerinde gerçekleştirdiğimiz serimizin bu seferki konuğu, yayınevinin ilk göz ağrısı olan Rölanti Supi. Yazarımız Gökçe Güneyoğlu ile ilk kitabı olan Rölanti’yi konuştuk. İlk kitabı diyorum çünkü yeni çalışmaları yolda. Porsuk Kültür takipçilerinin derginin editörü olarak yakından tanıdığı Gökçe, aynı zamanda her ay Ayarsız ’daki yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor.

Ergin Çiftçi: “İnsan olmak içine kapatıldığımız bir zırh.”

Ergin Çiftçi’nin; “Önce bir nokta bulmalıyım. Geçmişin sonuna bir nokta yarının başlangıcına” diye başladığı Siyah Kere Mavi kitabı, insanın bir nokta arayışı çabasının şiirleri. Şiir’in daima yaşamdan beslendiğini düşünen Çiftçi, Siyah Kere Mavi’nin yazımının neredeyse bir ömür sürdüğünü söylüyor. Aynı zamanda çocuk hastalıkları konusunda uzman bir profesör olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Çiftçi’nin satranç ve sinema üzerine çalışmaları da var. Bir şiir bir öykü tadında gerçekleştirdiğimiz sohbetimizde Saklı’nın on beş farklı öykü gibi görünmesine ama birbirini takip ederek tamamlanmasını da değindik. Çolpan Kitap’tan okuyucu ile buluşan Saklı, katil kim sorusuyla saklı kalanların izini sürdürüyor.

  • Kitap daha çıkmadan adıyla, kapağıyla benim okuma listeme eklendi. Siyah Kere Mavi, Leyla diye bitiyor kitaba adını veren şiiriniz. Neden bu şiir kitaba adını verdi?
  • Aslında kitaplara ad vermek konusunda deneyimli biri değilim. İlk öykü kitabım, Korsanlar Seyir Defteri Tutmaz adını basıldıktan sonra aldı! Bunu bir abartı olarak görmeyin, kitap basıldıktan sonra adı ve dolayısıyla kapağı değişti. Aslında uzun bir zamana yayılarak yazılmış bir kitap oluşturana kadar oldukça uzun zaman geçmiş ve bu süreçte bir bütün haline gelmiş öykülerimi ortak bir ad ve buna uygun bir kapak ile düşünememiş olduğumu o zaman anladım. Buradan kitap adı ve kapağı konusunda titiz bir yazar olduğumu da keşfetmiş oldum. İkinci öykü kitabım Saklı, yazımı bittiğinde adını da bulmuştu. Siyah Kere Mavi ise yazıldığı andan itibaren yer alacağı kitaba adını vereceğini ilan etti. Ben onu saf şiir olarak görüyorum. Doğada yürürken bir altın külçesine rastlamak gibi, bir anda bulunmuştur, üstünde çalışılmamıştır, katıksızdır, laboratuvarda üretilmemiş, hiçbir kimyasal madde ile kirlenmemiştir. Bunları söylerken elbette diğer şiirlerime haksızlık etmek istemem. Belki kitabın en iyi şiiri de değildir ama onun gelişini neredeyse bir vahiy gibi algılayışım kitabın adı konusunda hiçbir tereddüt yaşatmadı bana.

11. Uluslararası Eskişehir Karikatür Festivali

Farklılıklarımız ve Aynılıklarımız’ konulu 11. Uluslararası Eskişehir Karikatür Festivali’ni bu sene pandemi dolayısı ile online olarak gerçekleştireceğiz. Festivale bu sene 61 farklı ülkeden 324 karikatürist 1152 karikatür ile katıldı. Online sergi, sunumlar, birbirinden değerli panelistlerin katılacağı panel ve daha fazlası için festivalimize davetlisiniz.

HAYAT: Çekebildiğin Kadar Zahmet

Zeki Marakoğlu’nun Vaveyla Yayınlarından, Ağustos 2020’de çıkan “Heyula” adlı psikolojik romanına göz attığımızda kendimizden yani içimizdekilerden, hayatımızdan, çevremizden görüntüler, sesler veya hayaller göreceğiz. Heyula kelimesinin incelediğimizde TDK karşılığını “korkunç hayal” olarak görüyoruz..

Top